Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, bir dizi ziyaret programı kapsamında Çankırı’ya geldi.
Bakan Yardımcısı Gizligider, yaptığı program kapsamında Çankırı Valiliği’ne gelerek ilk önce şeref defterini imzaladı. Daha sonrasında Koç Otelde yapılan Üretim Planlaması Sunumu gerçekleştirildi.
Bakan Yardımcısı Gizligider, yaptığı sunumda, “Artık planlı üretime geçiyoruz. Ürünlerimizin içerde bizim ihtiyacımız öncelikli olarak hesaplanmasıyla temele de suyu koyarak bir modele geçiyoruz. Hepimizin tüm üreticilerimizin 1 yıl boyunca ürettiği sattığı tarımsal ürünlerin değeri itibariyle 68,5 milyar dolara geldik, Fransayı geçerek 6. Sıradayız. Son 50 yılda dünya çok değişti. Nüfus iki katına çıktı dünyada. Kentleşme yüzde 37’den yüzde 57’ye çıkmış tüm dünyada ki bizde daha yüksek oran. Doğal afetler 5 katına çıkmış. Bunların hepsi üretimi etkileyen meseleler. Doğal afet zararı 250 milyar dolara ulaşmış bunun yüzde 50’si tarım sektöründe gerçekleşmiş. Son 50 yılda dünyanın geldiği seviye itibariyle biz bu üretim planına derhal geçmeliydik. 2050’de dünya nüfusunun 10 milyara ulaşması bekleniyor. Türkiye ise 2050 de 105 milyon olacak bu gidişle. 2023 itibariyle bizim 112 milyar m3 suyumuz var. Kişi başına 1313 m3 su düşüyor. 5 yıl sonra bu ülkenin nüfusu yüzde 10 artarak 93 milyon oluyor ama 5 yıl sonra su kaynakları yüzde 20 düşüyor tedbir almazsak. Kişi başı da 975 m3’e düşecek ki bu su fakiri dediğimiz sınırın altı oluyor. Sürdürülebilirlik de dünyanın gündeminde. Sürdürülebilirlik kelimesini önümüzdeki yıllarda çok daha fazla duyacağız. Sürdürülebilirlik, bugünün kaynaklarıyla bugünü ve yarını planlamaktır. Yoksa yarının kaynaklarıyla bugünü kullanmak harcamak değil.
Planlı üretimde, bizden önce görev yapan genel müdürlerimize bakanlarımıza bakan yardımcılarımıza herkese teşekkür etmek lazım, bu bir devlet aklıyla ortaya konan modeldir bu dün aklımıza gelip bugün yollara düştüğümüz model değildir. Burada dünya örneklerinin incelenmesinde tutup topraklarımızdaki su kaynaklarımızın durumuna buharlaşmanın geldiği noktaya, Türkiye Cumhuriyeti devletinin nereye gitmek istediğine ilişkin sorulara verdiği cevapların ardından kafa patlatılarak bu sonuca getirilen bir model. Ve en iyi biz biliriz değil en iyisini siz bilirsiniz. Sizlerle yürüyemezsek bu iş devlet zoruyla olmaz. Beraber yürüyebilirsek hem geleceğimizi garanti altına alacağız hem de birlikte bu üretmenin ter dökmenin karşılığını almış olacağız. Planlamada stratejik ürünleri esas aldık.
Elden gelen ürünle olmaz, vaktinde bulunmaz önce kendimize yeteceğiz. İhracatımızı da endüstrimizi de buna göre planlayacağız. Kendi kaynaklarımızla bugünümüzü ve geleceğimizin garanti altına alınması bu modelin esası.
İşlenmeyen arazi meselesi var. Bir şekilde arazi işlenmiyor kiraya da verilmiyor boş duruyor, diyoruz ki burası sadece senin değil, tapusu senin ama sadece senin olamaz. 5 yıl sonra bu memleketin nüfusu yüzde 10 artıyor, su kaynaklarının yüzde 20 düşmesi mümkün, Ereğli Gölü ikiye bölündü. Yani burası benim ekmem de dikmem de deme hakkın yok, bu milletin geleceği, çocukların orada hakkı var. Peki ne yapacağız, rayiç bedeli üzerinden orayı kiraya vereceğiz parasını sahibinin hesabına yatıracağız. Hem bir gelir kaynağı oluşacak hem de daha önemlisi boş arazimiz olsun istemiyoruz. İşlenmeyen arazi meselesi bu, buna da açıklık getirelim çünkü birileri bir şeyleri su istimal etmeyi kendine milli spor sayıyor.” İfadelerine yer verdi.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Gizligider sunumu sonrasında katılan çiftçilerle soru ve cevaplarla programını sürdürdü.
Bakan Yardımcısı Gizligider programları sonrasında Karadayı köyünde yapılan çeltik hasadına katıldı. Bakan Yardımcısı Gizligider, yaklaşık 10 dönümlük bir alanda ekili olan çeltiği hasat işlemi için biçer dövere binerek hasadını yakından takip etti.
Daha sonrasında çeltik için uygulanan diğer işlemleri çiftçiden dinleyerek, tırmıkla karıştırma ve kurutma işlemini yaptı. Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider çiftçilerle bir süre sohbet ettikten sonra ilden ayrıldı.